Yukarı Çık
17.11.2018
Canlı Radyo
logo
banner
Ana Sayfa > Üzüm > ÜZÜM ΒΑĞI NE ZAMAN BUDANIR ve NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR
  • 17.03.2016
  • Paylaş

Bağda zamanında ve doğru budama, üzümün hem kalitesini hem rekoltesini (yıllık verimini) arttırıyor. Aksi ise verim kaybına sebep oluyor. Bağlarda kış budaması sonbaharda yaprakların döküldüğü dönemden ilkbaharda gözlerin kabarmaya başladığı döneme kadar geçen süre içerisinde yapılır.

Haber Resmi

Bağda zamanında ve doğru budama, üzümün hem kalitesini hem rekoltesini (yıllık verimini) arttırıyor. Aksi ise verim kaybına sebep oluyor. Bağlarda kış budaması sonbaharda yaprakların döküldüğü dönemden ilkbaharda gözlerin kabarmaya başladığı döneme kadar geçen süre içerisinde yapılır.
Ancak bu devre içinde budamanın yapılacağı zamanı iklim koşulları belirler. Kışları ılık geçen bölgelerde yaprak dökümünden itibaren hava ve toprak koşullarının elverişli olduğu dönemlerde budama yapılabilir.


Ancak kışları sert geçen ve ilkbahar geç donlarının tehlike yarattığı bölgelerde budamanın mümkün olduğunca geciktirilmesi faydalıdır.


Budamanın, şubat sonu veya mart içinde yapılması gerekir. Budama, bütün bitkiler için olduğu gibi üzüm asmaları için de oldukça önemli bir kültürel işlemdir. Budama sırasında bırakılacak göz miktarı, bir sonraki yılın ürününü oluştuyor. Asma üzerinde besleyebileceğinden fazla miktarda oluşacak salkım, üzümün çok fakat kalitesiz yetişmesine yol açıyor. Asmanın gelişme durumuna göre az sayıda bırakılacak göz ise salkımların iri olmasının yanında asmanın yeşil aksamının fazla, yıllık sürgünlerin kaba yapılı ve kalın olmasını sağlıyor.


Sultani çekirdeksiz üzümde budamaya başlamadan önce üreticinin, sofralık mı yoksa kurutmalık amaçlı mı yetiştiricilik yapılacağına karar vermesi gerekiyor ve bu karara gore de asmada bırakılacak göz sayısı değişiyor. Sofralık üretimde bayrak olarak nitelendirilen uzun çubuk üzerinde 10-11 göz bırakılırken kurutmalıkta 14-15 göze kadar çıkabiliyor, bırakılan bayrak sayısı ise asmanın gelişme durumuna göre altı yedi arasında değişirken her bayrağa iki üç gözle bir yedek bırakmanın da unutulmaması gerekiyor. Budama yaparken hastalıklı çubukları asma üzerinden almak ve daha sonra uzaklaştırarak yakmak gerekli önlemlerden bir tanesidir.


Asmaların uyanma zamanlarının, budama zamanına göre değiştiğini bilerek budamaya başlanması gerekir. Yani asmaları ne kadar erken budarsak, o kadar erken uyanacaklardır. Bu durumda da ilkbaharda meydana gelen donlardan etkilenme oranı artacaktır. Budamanın tecrübeli kişiler tarafından yapılması da çok önemlidir, çünkü yanlış budamalar, asmaların ömrünü kısalttığı gibi üründe kalite kayıplarına neden olmaktadır.Budamanın bağın gelişimini, kalitesini ve verimini arttırdığını belirterek,

-“Asma, dinlenme devresinden, yani yapraklarını döktükten sonra budanmalıdır. Bu dönemde organlar arası madde alışverişi durmuş haldedir. Budama için en uygun dönem, şubat sonu ve mart başıdır. Yaprağı dökülmeyen bağ asla budanmamalıdır, yoksa asma yeterince organik bileşik depolayamaz. Bundan dolayı kışa dayanıklılığı azalır, zayıf sürgünler oluşur ve verim düşer.”


Asmanın uyanma tarihi de 25 Mart civarındadır. Şubattan önce budanan bağlar, nisandaki don olaylarından etkileniyor ve ürünün zarar görme ihtimali çok yükseliyor. Şubat sonu veya mart başında budanırsa dondan etkilenmiyor. Zaman olarak doğru yapılan budama, ürünün yüzde 80 oranında don zararından kurtulmasını sağlıyor. Kasım ayında kesinlikle budama yapılmamalıdır. Bu ayda sadece bağların arasını açma işlemi yapılma, yani yaşlı ve hastalıklı kollar alınmalıdır.

benzer haber
GÜMÜLCİNE'DE RÜŞVET İSTEYEN VETERİNERE TUTUKLAMA

16.09.2016 | 1118 Görüntülenme

Geçtiğimiz hafta kamu görevlisi bir veteriner hekim başka bir veterinerle suç ortaklığı yaparak brüselloz hastalığı şphesi olmayan hayvanlara brüselloz teşhisi koymuş, ek laboratuar testi yapılması gerektiğini hayvan sahiplerine iletmiş ve yapılan tesler için her defasında para koparttığı belirlenmişti.

benzer haber
SİLAJ NEDİR ? NASIL YAPILIR ?

16.09.2016 | 2076 Görüntülenme

Silaj,suca zengin yemlerin biçildikten sonra havasız bir ortamda süt asidi bakterilerinin etkisiyle mayalanması sonucu elde edilen yemlere silaj veya silo yemleri denir.Bu yemin saklandığı yere de silo veya silaj çukuru denir.

benzer haber
SIĞIRLARIN ZOOLOJİK SINIFLANDIRILMASI VE KÖKENİ

16.09.2016 | 3340 Görüntülenme

Sığır hayvanı geçmişten günümüze gelmesi şans eseri değildir muhakkak.Tarihte sığırların zoolojik sınıflandırılması ve kökeni,insanın yabani sığır’ı besin kaynağı olarak yaralanmasından-işlerini daha kolay ve verimli hale gelmesi için evcilleştirilmesi ile başlamıştır.Bu evcilleştirme M.Ö 6000-2500 tarihine dayanmaktadır diye tahmin ediliyor.

HAVA DURUMU

İlanlar

27.09.2018 : SATILIK KOYUN
Gümülcine'de 85 adet (gebe) koyun satılıktır.
JAPON MALI HINOMOTO 35’LİK BAG BAHÇE TRAKTERİ 4X4